MAVİ LADİN NASIL ÜRETİLİR

  • MAVİ LADİN NASIL ÜRETİLİR

    MAVİ LADİN NASIL ÜRETİLİR


Son yıllarda da ülkemizde vatandaşlarımız tarafından Mavi Ladin fidanının değeri anlaşılmış olup; yüksek miktarlarda çıplak köklü  Mavi Ladin fidanı üretimi yapılmaktadır. Yapılan üretim çalışmalarının çoğu bilinçsiz ve fidan yetiştirme tekniğinden uzak bir halde olup bu çalışmalar her gün artan üretici sayısıyla daha da çoğalmaktadır.
Üretilen çıplak köklü Mavi Ladin fidanlarının sayılarının fazlalığı  yanında park-bahçe tanzimi çalışmalarında kullanılacak kaplı boylu-formlu Mavi Ladin fidanı üretimi sayısı yok denecek kadar azdır. Hal böyle iken bu duruma bir dur demek ve üretici kitlesini bilinçlendirmek ve ekonomiye katkıda bulunmak bizim için bir görev olmuştur.
MAVİ LADİN
Picea pungens

  1. MAVİ LADİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

         Mavi Ladin Birleşik Amerika Devletinde Kaya dağlarında, Utah ve Kolorado’da doğal  olarak yetişir. Buralarda 3300 metre yüksekliğe kadar çıkmaktadır.
Yetişme ortamı bakımından büyük bir isteği yoktur. Kuru, asidik ve hafif rutubetli  topraklarda iyi yetişir. İyi drenajlı kumlu balçık topraklarda optimal gelişim gösterir.
Donlara dayanıklıdır. Hava nemi az olan yerler ile güneşli yerlerde iyi gelişir. Soğuk hava şartlarına dayanıklı olup (-40 dereceye), kara içi iklimlerin hakim olduğu yerlerde iyi uyum sağlar.
Gençlikte yavaş, 8-10 yaşından sonra hızlı büyür. Maximum 20-50 m boy yapar. Işık-yarıgölge ağacıdır. Başlangıçta piramidal sonraları sütunumsu tepe yapar. Tepe çapı 6-8 m’dir. Sığ ve yayvan kök sistemi geliştirir.

Mavi Ladinin yeşil yaprakları 2-3 cm uzun, 4 köşeli, sert ve batıcı, mavimsi-boz yeşil veya gümüşi-beyaz olup radial diziliştedir. Mavi renk soğuk iklimde daha belirgindir. İbrelerdeki mavi renk elle oğuşturulunca çıkar. Vejetasyon döneminde mavi renk çok belirgin hale gelir. Soğuk-kurak iklimlerde mavi renk ılıman bölgelere nazaran daha bariz olarak ortaya çıkmaktadır.
Mavi Ladinin tohumları susam tanesi büyüklüğünde, köşeli,açık kahve renkli ve geniş kanatlıdır.
Ülkemizde güzel görünüşü bakımından park ve bahçelerde süs bitkisi olarak büyük bir rağbet görmektedir. Park ve bahçelerde gösterişinden dolayı tek başına kullanılmaktadır. Kirli ve zehirli gazlara duyarlı değildir. Yurdumuzun her bölgesinde yetiştirilebilmektedir.
2-ÜRETİM
2.1 TOHUM EKİMİ İLE MAVİ LADİN ÜRETİMİ
Kaliteli Mavi Ladin fidanı üretimi için ana şart kaliteli Mavi Ladin tohumu ekiminin yapılmasıdır. Kaliteli tohum ekimi kaliteli fidan üretimi yanında yapılacak çalışmaların ekonomik ve karlı bir yatırım olmasını sağlar. Ekimi yapılacak tohumların mutlaka orijin (yetiştiği yer) belgesine  sahip ve kalite kontrolünün (çimlenme yüzdesi, çimlenme enerjisi, temizlik yüzdesi) yapılmış tohumlardan olmasına dikkat edilmelidir. Mavi Ladin tohumlarının ülkemizdeki temin yolları iki şekilde olmaktadır.
1- Tohum ithalatı yapan firmalardan satın almak yoluyla
2-Yurtdışında(Almanya,Amerika,Hollanda vb) yaşayan eş,dost,akraba vasıtasıyla temini şeklinde.
Kaliteli tohum ekimi sonucunda da  kaliteli fidan elde etmek istiyorsak mutlaka yurtdışından tohum ithalatı yapan firmalardan sertifikalı tohum satın alma yoluna gidilmelidir.
1 kg. Mavi Ladin tohumunda 235.000 adet tohum vardır. 1000 adet tohumun ağırlığı 4,3 gramdır. 100 gr. Mavi Ladin tohumundan ekim sonucundan 1+0 yaşlı 15.000 adet fide çıkmaktadır. 2+0 yaşında toplam fidan sayısı 6.000-7.000 adet arasında olmaktadır.
Tohumdan Mavi ladin yetiştirilmesinde pekte arzu edilmeyen mavi renkli fidanlar elde edilmesi oranı yüksektir. Bu nedenle çıkan fidelerin renklerinin mavi olması nedeniyle son zamanlarda  Picea pungens glauca ”Kiabab” ve Picea pungens glauca ”Apache” orijinli  tohumlar ekimde en çok tercih edilenlerdir.
Kaliteli fidan üretiminde kaliteli tohumdan sonra etkili üç önemli faktör vardır:

  1. İyi fiziksel özelliklere sahip yetişme ortamı.
  2. İyi özelliklere sahip sulama suyu
  3. Fidanın büyüme döneminde uygulanacak gübreleme rejimi.

Bu üç  faktör     bir  saçın üç  ayağı   gibidir ve birinin   eksikliği   durumunda   fidanın yetişmesinde birçok sorun meydana gelmektedir.

2.1.1 YETİŞME ORTAMININ HAZIRLANMASI
2.1.1.1 ORMAN TOPRAĞI :
Kaliteli fidan için kaliteli tohum kadar kaliteli toprakta zorunludur. Fidan yetiştirme ortamı olarak kullanılan materyal orman toprağıdır. Orman toprağı humus yönünden zengin topraklardır. Bitki ve hayvan artıklarının toprakta çürümesi ve ayrışması neticesinde toprak bünyesinde organik maddeler teşkil eder. Esmer koyu renkli olan bu maddelere humus adı verilir. Humusun topraktaki rolü çok önemlidir. Humus toprağın su tutma kapasitesini arttırır, havalanmayı temin eder, bunun neticesinde toprak sıcaklığının ayarlanmasını sağlar, besin maddelerini tutma kapasitesini arttırarak düzenli beslenmeyi ve beslenmenin devamlılığını sağlar.
Bitkinin gelişmesinde mevcut toprağın toprak reaksiyonu(pH) da çok önemlidir. pH toprakta asitlik durumunu ifade eder. Toprakta mevcut besin maddelerinin çözünür hale geçerek istifade edilebilir şekillerde toprakta optimal miktarda bulunmaları ve fidanların bu besin maddelerini kolaylıkla alarak bunlardan azami derecede istifade etmeleri, toprağın mikroorganizma aktivesi, ibrelilerde görülen Damping-of gibi mantar hastalıklarının mevcudiyeti, toprak verimliliği dolayısıyla bitkilerin iyi gelişme göstermeleri toprağın değişen reaksiyonu ile ilgilidir.
İbreli fidanlarda 6.0 pH derecesinde Damping-off hastalığı pek belirgin görülür.
İbreliler için 5.0-5.5 pH, yapraklılar 5.5-6.5 pH değerleri arasında en iyi gelişme sağlanmaktadır.
İbreliler için 5.0-6.0 pH asgari ve azami sınır olarak kabul edilmektedir.
Ekimde kullanılacak toprağın mutlaka pH’ı ölçülmelidir. pH değeri  Ph metreler ile ölçülebileceği gibi toprak tahlili yapan kuruluşlarda yaptırılacak tahliller neticesinde öğrenebilir.
Yüksek pH değerlerinin düşürülmesi için dolayısıyla Damping-off hastalığına karşı mücadele etmek için ekim yastıkları hazırlandıktan sonra 98 hacim su+ 2 hacim asit oranı ile hazırlanan %2lik ticari sülfirik asidin metrekareye 1.9 lt olacak şekilde yağmurlama sulama şeklinde verilir. Peşinden bolca sulama yapılarak çözeltinin toprağın aşağılarına kadar inmesi sağlanır. Bu şekilde yapılan işlem sonucunda toprağın pH’ı 0,5 derece düşürülebilir.
Pratik olarak 10 metrekare yastığa 5 cc/10 lt (%98lik sülfirik asit) dozajı ile toprağa bir kez verilerek akabinde bolca sulanırsa pH 0,5 derece düşer.Ancak bu geçici bir durumdur. Vejetasyon sonunda pH tekrar eski haline gelir. Bu nedenle toz Kükürt uygulaması daha uzun süreli ve kalıcı olur. 1metreküp harç materyaline 1 Kg. toz Kükürt homojen dağıtılarak karıştırılır. Peryodik sulama ile büyüme mevsimi boyunca (toprak sıcaklığı +15 dereceyi geçince Kükürt bakterileri çalışmaya başlar) pH bir birim düşebilir.
Kullanılacak toprağın beton zemine 30 cm kalınlığında serilerek üzerine 180 gr/metrekare olacak şekilde Metil bromür serpilerek üzeri hava geçirmeyen örtü ile örtülür ve 48 saat bekletildikten sonra üzeri açılarak 48 saat havalandırılır. Bu işlem mutlaka açık hava yapılmalı sera gibi kapalı ortamlarda kesinlikle yapılmamalıdır. Bu işlem sonucunda toprakta bulunan böcek,mantar, ot tohumları ölmüş olur. Toprak steril hale getirilmiş olur.
Ph’ı ölçülmüş ve steril hale getirilmiş orman toprağı içindeki kök,taş,kaya,dal vb gibi parçalardan arınmak üzere elenir. Elenmiş orman toprağı kullanıma hazır demektir.

2.1.1.2 YANMIŞ HAYVAN GÜBRESİ:
Organik gübrenin en önemlisidir. Taze hayvan gübresi hemen kullanılmaz. Ahır hayvanlarının katı ve sıvı dışkılarının yatakta oluşturduğu bir karışımdır. Bu karışımın kullanılabilmesi için olgunlaşma, ayrışma ve çürüme devresi geçirmesi gerekmektedir. Hayvan gübresinin tamamen yanması için üzerinden 1-2 yıl geçmesi gerekir. Ancak bu şekilde açıkta bekletilen gübrede %60 oranında besin değeri kaybı yaşanmaktadır. Pratik olarak hayvan gübresindeki bu kaybı önlenmek ve bir an önce yanmayı sağlamak için 4-5 metreküp hayvan gübresine 50 Kg. Amonyum Sülfat(%21 N) ve 50 Kg. Toz Kireç ile karıştırılıp üzeri naylon örtü ile hava alamayacak şekilde örtülür. Her gün bolca sulanıp kısa süreli havalandırılır. Bu işlem yaklaşık 1 ay süreyle yapılmalıdır. Yanmış hayvan gübresi toprağın su tutma kapasitesini artırır, toprak sıcaklığı üzerine olumlu etki yapar, toprakta yaşayan mikroorganizmaların sayılarını ve etkinlik derecelerini artırır. Yanmış hayvan gübresi olarak yöremizde saf koyun gübresi tercih edilmektedir.
2.1.1.3 PERLİT :
Topraktan çıkarılan volkanik küllerin fırınlarda ısıtılarak suyu buharlaştırılır. Geriye kalan süngerimsi yapıya perlit denir. Su tutma kapasitesine sahiptir. Taneli yapısı nedeniyle ortamın hava kapasitesini arttırır. Besin değeri yoktur.
Elde edilen tüm maddeler belirli oranda karıştırılarak yetişme ortamı hazırlanır. Mavi ladin için hazırlanan yetişme ortamı karışımı şu şekilde olabilir. 2/6 oranında elenmiş orman toprağı 2/6 torf  , 1/6 yanmış hayvan gübresi ve 1/6 oranında perlit karışımı.
Hazırlanan yetişme ortamının fiziksel ve kimyasal yapısının bilinmesi ve yetiştirilecek türün istekleri göz önünde bulundurularak uygulamaların yapılabilmesi için mutlaka hazırlanan karışımın tahlilinin yapılması gerekir. Yapılacak tahlil sonuçları fidelerin büyüme döneminde yapılacak gübreleme rejimini de doğrudan etkileyecektir.

2.1.2- EKİM YASTIKLARININ HAZIRLANMASI
Ekim yastıklarının yapılacağı düz ve su geçirgenliği iyi olan bir zemin seçilir. Ekim yastığının eni 120 cm, yüksekliği 25 cm olmalıdır. Yastık eninin hesaplanmasında dikkat edilmesi gereken yastığın her iki yanından da ot alımı sırasında yastığın orta kısmına rahatça uzanılabilmesidir. Yastığın boyu ekilecek tohum miktarına göre ayarlanabilir.
Ekim yastığının tabanı su geçirgenliğini sağlamak amacıyla çakılla döşenir. Döşenen çakılın üzerine polietilen örtü serilir. Örtü serilmesinin amacı yetiştirme ortamına danaburnu, böcek, kurt gibi hayvanların gelmesini  ve tabandan yabani ot çıkışını engellemektir. Ekim yastıkları hazırlanan yetiştirme ortamı ile doldurulur. Yastığın üzerine Danaburnuna karşı koruyucu Frodan isimli ticari (65 gr/metrekare) ilaç serpildikten sonra yastık yüzeyi çapalanarak ilacın toprağa karışması sağlanır. Çapalama işleminden sonra yastık yüzeyi tırmıklanarak çizgi çekimine hazır hale getirilir.

Ekim yastıklarına tohumları ekmek için tohum büyüklüğünün 2-3 katı kadar 5mm derinlikte yaklaşık 10-15 cm aralıklı ekim çizgileri çizilir. Ekim çizgilerinin sayısı yastık enine göre değişebilir.
 

2.1.3-TOHUMLARIN EKİME HAZIR HALE GETİRİLMESİ
Tohum ekimi açık alanda 15-Nisan-5-Mayıs arasında,sera şartlarında daha erken olabilir.  Ekimi yapılacak Mavi Ladin tohumları 12 saat ılık suda bekletilmeli kurutuldukdan sora böcek, kuş, mantar zararlarına karşı ilaçlanmalıdır.
Tohumların ilaçlanmasında 1000 gr Mavi Ladin tohumu baz alınırsa 130 gr su, 0,66 gr Malathion, 0,66 gr Dipterex, 2 gr Alümine tozu, 0,05 gr Algiwet yapıştırıcı, 15 gr mazot kullanılmalıdır. Yapıştırıcının uygun dozdan fazla olması tohumun çimlenmesini engellemektedir.

Derin bir kapta bulunan karışımın içine Mavi Ladin tohumları konur. Karışım karıştırılarak tohumların iyice ilaçlanması sağlanır.

İlaçlanan tohumlar ince bir tülbent üzerinden süzülerek fazla karışımın uzaklaştırılması sağlanır.

Tülbent üzerinde kalan tohumlar düz bir zemin üzerine ince bir tabaka halinde serilerek kurumaya bırakılır.
Resim=

  1. TOHUM EKİMİ

İlaçlanmış tohumlar metrekareye 7 gr. olacak şekilde elle ekilir.

Ekme işlemi bittikten sonra tohumların üzerine elenmiş orman toprağı ve dişli dere kumundan oluşan kapatma materyali ince bir tabaka halinde serilir. Kapatma materyali 2/3 orman toprağı 1/3 dişili dere kumundan oluşmalıdır. Kapatma materyalinin kalınlığı tohum kalınlığının 1,5 katı kadar 5mm olmalıdır. Tohum eğer sığ ekilirse sulama sırasında tohum dağılır ve açıkta kaldığı için kurur çimlenemez. Derin ekilirse fazla rutubetten çürür ve çürümese bile geç çıkar. Bu nedenle yetişme ortamının iyi dengelenmesi gerekir. Çimlenmenin optimal üç şartı olan yeterli oksijen, yeterli sıcaklık(+10-15) ve yeterli rutubetin bir arada olması gerekir.

Kapatma işlemi bittikten sonra kalın bir tahta yardımı ile tohumlar sıkıştırılır.
Sıkıştırma işleminden sonra ekim yastıkları bolca sulanır.
 

2.1.5- BAKIM ÇALIŞMALARI
 2.1.5.1-SULAMA:
Sulama suyunun pH=6,5-7,3 optimal olması kabul edilebilir. Bu nedenle
sulama  suyunun    tahlilinin yapılması ve   özeliklerinin bilinerek kullanılması gerekir.
Ekimi yapılan tohumun çimlenebilmesi için belirli derecede sıcaklık ve nemin olması gerekir.  Özelikle sulama çimlenme sağlanıncaya kadar çok dengeli yapılmalıdır. Sulama gündüz saatlerinde çimlenme başlayana kadar günün en sıcak ve güneşli saatlerinde olmak üzere 2 defa 5-10 dakika ince zerreler halinde yağmurlama sulama şeklinde yapılmalıdır. Mavi Ladin tohumları 8-14 gün içerisinde çimlenmektedir. Çimlenme tamamlandıktan sonra büyüme için gereken su, sabahın erken saatlerinde veya güneşin yakıcı etkisi geçtikten sonra haftada 2-3 kez, sonra haftada 1, sonra duruma göre 2-3 haftada bir sulama yapılmalıdır. Çimlenme başladıktan sonra sıcak saatlerde sulamaya devam edilmesi Damping-off hastalığına yol açar. Fidanlara fazla su verilmesi havalanmayı engellemekte ve bu da bitkide kendini sararma şeklinde göstermektedir. Az su verilmesi durumunda ise bitki su bulmak amacıyla kazık kök oluşturmakta, kök oluşmasını engellemektedir. Sulama  rejimini elle toprağın muayene edilmesi, günlük meteorolojik sıcaklık değerlerinin takibi veya tansiyometre (toprak nemi ölçer) belirler. Çıplak köklü fidanların sulanmasında ince zerreler halinde su atan yağmurlama sulama sistemi tercih edilmelidir.kaplı fidanlarda sulama çok kurak geçen zamanlarda her gün, diğer zamanlarda 2-3 günde bir sulanmalıdır. Kaplı ve repikajlı fidanların sulanmasında yağmurlama veya damlama sulama tercih edilmelidir.

2.1.5.2- OT ALMA VE SEYRELTME :
Yabancı otlar topraktaki besin maddelerine ve suya ortak olarak fidanların yeterince gelişmelerine engel olurlar. Yabancı otlarla fidanlar arasındaki gelişme rekabetini fidanların lehine çevirmek için ot alma işlemi yapılır. Böylece otların fidanları baskı altına almaları ya da onlara sarılmak suretiyle zarar vermeleri önlenmiş olur. Ekim yastıklarında çıkan yabani otlar elle kökünden sökülerek uzaklaştırılır. Ot alma işleminde fidelerin zarar görmemesine dikkat edilir. Ekim yastıklarında fazla tohum kullanılması neticesinde fideler sık bir şekilde çıkmaktadır. Bunların seyreltilmesi gerekir. Zira bu işlem yapılmazsa çok miktarda fidan elde edilir. Ama bunların büyük bir kısmı cılız ve arzulanan derecede gelişmemiş olur. Seyreltme de  istikbal vadeden fidanlar bırakılır diğerleri çıkartılır. Fidelere mümkün olduğunca eşit aralıklar verilir. Seyreltme elle veya makasla yapılır. Elle seyreltmede alınacak fidanlar kararlaştırılır ve elle kökünden çıkarılır. Bu işlemin yapılabilmesi için toprağın biraz yumuşak olması gerekir. Bunun için ekim yastıkları gerek seyreltmeden gerek seyreltmeden sonra iyice sulanmalıdır. Makasla yapılan seyreltmede fidanın gövdesi kök boğazından kesilir.
2.1.5.3  SİPERLEME:

Işık isteği gölge ve yarıgölge olan türler gölgelikler altında yetiştirildikleri takdirde fidan zayiatları azalır ve gösterdikleri gelişme daha iyi olur. İyi tatbik edilen bir siperlikte fidanların gelişmesi mühim miktarda arttığı gibi usulüne uygun olmayan ve alçak yapılan bir siperleme de gelişme sipersiz yetiştirilen fidanlardan daha düşük olur. Bunun sebebi hava sirkülasyonunun mevcut olmayışı dolayısıyla meydana gelen sıcaklık ve havasızlıktır.
Genellikle gölge ve yarıgölge ağaç türlerinde gölgeleme işlemi çimlenme tamamlandıktan bir hafta sonra yapılır.
Yöremizde Mavi Ladinin çimlenmesi takip eden günlerde çok aşırı sıcaklar olmamaktadır. İlkbahar yağışları Haziran ortalarına kadar devam etmektedir. Bu nedenle hemen çekilecek örtü gölge ve rutubet yaparak toprak yüzeyinde yosun tabakası oluşmasını sağlar dolayısıyla mantar hastalıkları teşekkül eder. Bu nedenle meteorolojik  veriler günlük takip edilmeli aşırı sıcakların başlaması ile birlikte gölgelik çekilmelidir.
Gölgeleme materyali olarak piyasada çeşitli eni 3 metre olan gölgeleme % leri (%60 oranında, %85 oranında,%50 oranında vb.gibi) farklı yeşil renkli gölgeleme örtüleri vardır. Mavi Ladin üzerine %50 oranında gölgeleme oranına sahip örtü malzemesi  hava dolaşımını sağlayacak uygun yükseklikte aşırı sıcaklar başlamadan çekilir. Gölgeleme ilk 2 yılda çok önemlidir.
2.1.5.4- GÜBRELEME:
Kaliteyi arttırmak, standartta uygun fidan üretmek için gerektiğinde gübreleme yapılmalıdır. Gübrelemenin doğru bir şekilde yapılabilmesi için yetiştirme ortamının özelliklerinin bilinmesi gerekir. Bunun için gerekli olan yetiştirme ortamının içeriğindeki bitki besin elementlerinin miktarlarını bildiren detaylı bir toprak tahlil raporudur. Tahlil sonucunda mevcut duruma göre gübreleme rejimi uygulanmalıdır.
Yapılan araştırmalar sonucunda bitkilerin çeşitli organlarında 60 element olduğu tespit edilmiştir. Bu elementlerin başlıcası olan 9 element makro element olarak toplanır. Bunlar C(Karbon), H(Hidrojen), O(Oksijen), N(Azot), P(Fosfor), S(Kükürt), K(Potasyum), Ca(Kalsiyum), Mg(Magnezyum) dur. 7 adet element ise mikro element olarak gruplandırılmıştır. Bunlar Fe(Demir), Zn(Çinko), Cu(Bakır), Mo(Molibden), B(Bor), Cl(Klor),Mn(Mangan)dır. Bu elementler bitkinin yaşaması ve gelişmesi için zaruri olanlardır. Makro ve mikro besin elementlerinin bitki yetişme ortamında yeterli miktardan noksan veya fazla bulunduklarında bitkinin gelişmesi ve yaşaması olumsuz etkilenir.
Bitkiler dış görünüş ile tespit edilen bitki besin elementi noksanlık belirtilerini noksanlığın son safhasında gösterir. Bitki beslenmesinde besin elementlerinin alımını büyük ölçüde belirleyen ortamın pH değerleri elementin varlığından daha önemlidir. Bitkiler pH değerini ibrelilerde 5.0-5.5 değeri arasında olmasını ister yüksek ve alçak değerlere sahip ortamlar yarattıkları basınç ile bitkilerin besin alımlarını etkileyerek bitki gelişmesine etkilerde bulunurlar. Bitki besin elementlerinin alınmasını pH yanında yetişme ortamının fiziksel özellikleri ve suyun durumu da belirler. Fiziksel özellikleri bozuk bir ortam kök yapısının gelişmesini engelleyeceği gibi köklerin ihtiyacı olan hava almasını da engelleyecek ve mevcut besin maddeleri yüksek basınçla bağlandığından elementlerin varlığı önemli olmayacaktır. Suyun kalitesi ve miktarı bitki gelişmesini etkileyen ana faktörlerdendir. Bitki su ile besin elementlerinin naklini sağladığı gibi bununla hücre içerisindeki basınç dengesi sağlayarak ayakta durur. Bunun yetersizliği bitkiyi strese sokar ileri aşamalarda ise ölüm gelir. Fazla su da ise ortamın fiziksel özelliklerini bozarak köklerin hava almasını engelleyerek bitkinin gelişmesini engeller bununda ileri safhaları kök ölümünü ve ardından bitki ölümünü getirir.
Bitkiler besin elementi noksanlık belirtileri şu biçimde kendini gösterir;
1- Çimlenmeden sonra ilk gelişme döneminde gelişmenin durması
2- Fidanların ileri düzeyde bodurlaşması
3- Gelişmenin değişik dönemlerinde çıkan tipik yaprak belirtileri
4- Kök yapısında olan değişiklikler
Bu belirtilerin görülmesi halinde yetiştirici ortam, su, yaprak örnekleri alarak ve bunların tahlillerini yaptırarak eksikleri belirlemeye çalışır. Bu tahlillerden ortam ve su tahlillerinin çalışmalara başlamadan yapılmış olması yetiştirici için doğru bir uygulama olacaktır. Yapılan çalışmalar sonucunda yetiştiricinin ortam üzerinde başlangıçta yapacakları ile etkili ve başarılı olduğu görülmüştür. Fakat devamında ortama verilen kötü niteliklere sahip su ile fidan yetiştirmenin mümkün olmadığı veya çok maliyetli olduğu görülmüştür.
Besin elementlerinin eksikleri halinde bitkilerin yapraklarında gösterdikleri belirtiler
1-Azot (N) noksanlığı : Noksanlık belirtileri yaşlı yapraklarda ve ibrelerde görülmektedir.  Yaşlı yapraklarda ve ibrelerde klorofil azalmasından dolayı yaprak ve ibre uçlarından başlayarak düzenli olarak açık yeşil ve giderek sarı(Kloroz) bir renge döner. Noksanlığın devam etmesi ile sararma taze yapraklara doğru devam eder. Noksanlığın şiddetlenmesi halinde yaprakta kahverengi benekler veya yaprağın bir bölümünün kahverengiye dönüşmesi belirtileri görülür. Azot noksanlığı bitkinin kök gelişmesini ve saçaklanmayı engeller, bunun yüzünden bitki bodurlaşır. Vejejatif büyüme dönemi kısalır, bitki erken olgunlaşır. Azot noksanlığı Fe, S,Ca belirtilerine benzer ama bu elementlerin eksiklik belirtileri yeni yapraklardan başlar. Azot fazlalığı gövde-kök dengesinde gövde hacmini arttırarak kök aleyhine dengeyi bozar. Azotun fazla olması bitkinin soğuklardan ve donlardan zarar görmesini arttırır. Bunun nedeni azotlu gübrenin kullanımında bitki bünyesinde su tutma özelliğine sahip suda çözünür azotlu bileşiklerin miktarı artar ve bitki bünyesinde kuru madde miktarı az, su miktarı yüksek olan hücreler oluşur. Su içinde kuru madde miktarı az olunca bitkinin yaprakları zarar görür. Azot fazlalığı alt yapraklarda sarma ile kendini belli eder. Dengesiz bir şekilde yapılan azotlu gübreleme bitki yapraklarının gevşek yapılı ve yaprak adedinin normale oranla daha fazla ve daha iri yapraklar meydana getirmesine neden olur.
2- Fosfor(P) Noksanlığı: Bu element noksanlığında da yaşlı yapraklardan başlayıp genç yapraklara doğru ilerleyen noksanlık belirtileri görülür.  Kirli maviye çalan, koyu yeşil bir yaprak rengi görülür. Yapraklarda , yaprak damarlarında ve yaprak sapında sık sık görülen renk kırmızı ile erguvan arasında bir renktir. Fosfor bitkinin kök yapısının gelişmesini ve meyve oluşmasını arttırır.  Bitkinin erken sürgün vermesini yani tomurcuk patlatır. Daha sonra yaşlı yapraklardan başlayarak yapraklar yeşil-kahverengi ve giderek siyahın tonlarını alması ile kurumalar başlar.
3- Potasyum (K) noksanlığı:  Noksanlığında yaşlı yaprakların ucundan başlayarak genç yapraklara doğru artan şekilde başlangıçta sarı-kırmızıdan kahverengi-kırmızıya kadar değişen renk farklılıkları görülür Bunu izleyen dönemlerde grimsi kahverengi, kırmızı kahverengi ve koyu kahverengi renkler görülür. Ardından yaprakların ölümü gelir.  Potasyum noksanlığı bitkinin su alımını da engeller. Bu sebepten fidanda yapraklarda mevcut su miktarı düşeceğinden alt yapraklarda kurumalar ve üst yapraklarda sarkmalar görülür. Potasyum bitkinin dokularının daha sıkı yapılı olmasını sağlamak suretiyle donlara ve soğuklara dayanıklılığını arttırır, terleme yolu ile su kaybının azalmasına neden olur. Eksiklik halinde bitki donlardan dışarıdan gelecek zararlılara karşı zayıf kaldığından daha kolay etkilenecektir. Bitkinin böcek ve mantar zararlarına karşı direncini arttırır.
4-Magnezyum(Mg) noksanlığı : İbrelilerde yaşlı yapraklardan başlayan sarı veya altın sarısı oluşumlar şeklinde kendini gösterir. Yapraklı ağaçlarda yaprak damarları yeşil damar aralarında ise sararmalar görülür. Şiddetli noksanlık halinde ise sararan alanlarda renk kahverengiye döner. Yapraklar sert ve gevrek olur. Erken dökülür.
5- Kalsiyum (Ca) noksanlığı : Bitkilerde Ca noksanlığı büyüme ucu tomurcuklarının gelişmemesi ile kendini gösterir. Belirtiler buradan yaşlı dokulara doğru ilerler. Bitki kökleri en fazla zarar gören bölümdür. Bitki büyümesinde duraklama görülür.  Hücre duvarlarında çökme sonucunda dokular sertliklerini kaybederler. Genç yaprakların kenarlarından başlayarak soluk beyazımsı yeşil renge değişir. Noksanlığın ileri aşamalarında gelişmemiş sürgün uçları ölür. Yaprak kenarlarında kahverengi leke ve benekler oluşur.
6- Mangan(Mn) noksanlığı: Genç yapraklarda görülür. Mangan noksanlığında yaprakların ana damarlarının tümü yeşildir. Genç yapraklarda başlayan kloroz yaprağın ağ ve mozaik şeklinde bir görünüm almasına neden olur. Daha sonra bu yerler sarı lekeli nekrozlar görülür. Kök gelişmesi azalır.
7- Kükürt(S) noksanlığı : Kükürt noksanlığında bitkinin genç yapraklarında eksik belirtisi görülür. Noksanlığında bitkinin taç büyümesi köklerden daha fazla zarar görür. Genç yapraklar açık sarımtrak veya yeşil bir renk alır. Bu renk değişimi yaprak damarlarında da görülür.Damarlardaki sarılık daha fazladır. İleri safhalarda sarılık yaşlı yapraklara doğru ilerler. Genç yapraklarda başlaması halinde diğer belirtiler Azot noksanlığına başlar.
8- Demir(Fe) noksanlığı: Genç yapraklar sarımsı yeşil,  limon yeşili veya sarımsı beyazdır ve ana damarlar yeşil renktedir. Yaprak sapları ince ve kısa olur. İbrelerde ise genç sürgün ve ibreler tamamen sarı bir görüntü alır. İleri safhalarda yaprak kenarlarında kahverengi nekrozlar oluşur. Zamanla bu ölü lekeler tüm yüzeyi kaplar.
Kireçli alkalen topraklarda veya asit reaksiyonlu topraklarda bitkilerde aşırı sulamadan dolayı Demir eksikliği belirtileri görülür.
9- Bakır(Cu) noksanlığı : Eksiklik belirtileri ilk önce genç yaprakların uçlarında görülür. Yaprakların damarları arası solgun yeşil veya açık sarı olup yaprak yüzeyinde çok sayıda sarımtrak beyazdan kahverengi sarıya kadar lekeler görülür. Yapraklarda şekil bozuklukları görülür. İbrelerde spiral şeklide kıvrılır veya aşağıya doğru kıvrılarak pendula formu alır. Uçlarda başlayan ölümler bitkiye çatı görünümü verir.
10- Bor(B) noksanlığı: Genç yapraklar şekilsiz, biçimsiz olup bükülmüş normalden küçüktür. Eksikliğin artması ile büyüme uçları ölür. Uç tomurcuklar ve gövde kahverengi siyaha dönerek ölür.
11- Çinko(Zn) noksanlığı : Bitkilerde en çok rastlanan eksiklik bu elementte görülür. Genç sürgün uçlarında küçük yaprakların bir araya toplanması ile rozet görüntüsü oluşur. Yapraklarda benekler oluşur. Renk sarı, fildişinden beyaza kadar değişir. Damarlar yeşildir.Genç sürgünler, uçtan başlayarak kurur. Yapraklar olgunlaşmadan dökülür. Kök büyümesi sınırlıdır.

2.1.5.4.1 GÜBRELEME REJİMİ :
Kimyasal gübreler toprak tahlil raporlarında belirlenecek esaslara göre kullanılmalıdır. Rasgele kullanılacak kimyasal gübreler fayda yerine zarar getireceğinden bu konuda çok dikkatli olmak gerekir.
Azotlu gübreler hemen vejetasyonun başlangıcında bir kısmı ve vejetasyonun ortasında bir kısmı verilmek suretiyle fidanların azottan en iyi istifade etme imkanı sağlanmış olur. Fosforlu gübrelerin sonbaharda kullanılması tavsiye edilmekte ise de son yapılan araştırmalara göre fosforlu gübrelerin ilkbaharda kullanılmasının daha yararlı olduğu anlaşılmıştır.
Çimlenmiş Mavi Ladin fidelerine Temmuz ayı ortalarında ikinci sürgüne geçmeye başladıklarında 15:15:15 NPK kompoze gübre verilmesi uygundur. Fidan sıraları arasına metrekareye 50 gr olacak şekilde toprak yüzeyine fidana değmeyecek şekilde gübre serpilir. Çapa yaparak gübrenin toprağın 5 cm derinine karıştırılması daha faydalı olmaktadır. Çapadan sonra sulama yapılmalıdır. 1+0 yaşlı mavi ladin fidelerine 1 sefer gübre yeterlidir. 2+0 Mavi Ladin fidanlarına birincisi Mayıs ayında %21 N veya 20:20 NP gübresi, ikincisi Temmuz ayında 15:15:15 NPK gübresi metrekareye 70 gr olacak şekilde çapalama suretiyle verilir. Toprakta yeterli besin maddesi yoksa veya gelişiminin hızlandırılması için yaprak gübresi verilmesi önemlidir. Vejetasyon başlangıcında önce makro element akabinde mikro element üresi yapraktan doğrudan doğruya verilebilir. Bu işlem köklerin uzun zamanda aldığı elementin %20 oranı kadar elementin çabuk alınmasını sağlar. Uygulama haftada bir kez olmak üzere 40 cc yaprak gübresi 10 lt suya karıştırılarak 2 ay süre ile uygulanabilir.Aynı zamanda bu uygulama sırasında yaprak gübresi Bakır içermeyen diğer mantar ve böcek ilaçları ile karıştırılarak verilebilir. Kaplı ve repikajlı fidanlarda topraktaki besin elementi durumuna göre Nisan ayında 15:15:15 NPK gübresi , Mayıs ayında %21 N veya 20:20 NP gübresi fidanın büyüklüğüne göre 50-100 gr/adet verilebilir. 

2.1.5.5-BUDAMA
Mavi ladin fidanlarında ilk beş yıldan sonra budama önemlidir. Budama alt kuru dalların uzaklaştırılması, şekilsiz sürgünlerden son yıl uç sürgünlerinin  dipten kesilmek suretiyle veya dondan zarar görmüş uç sürgünlerin uzaklaştırılması olabilir. Budama duruma göre 2-3 yıl yapılabilir. Fidana koniklik kazandırmak önemlidir.
2.1.6- KORUMA VE MÜCADELE
2.1.6.1 DAMPİNG-OFF HASTALIĞI : Damping-off yani devrilme hastalığı Mavi Ladin fidelerinde en çok görülen mantar hastalığıdır. Yetişme ortamının en üst toprak tabakalarında yaşayan bir grup mantarın tek veya karışık tasallutu ile meydana gelen bir hastalıktır. Damping-off ‘a neden olan mantarlar hem tohumu hem de tohumdan oluşan fideyi etkiler. Kök boğazından etkilenmiş fideler aniden devrilir, çöker. Bu hastalık bilhassa ibrelilerde görülür. Fide önce sararır, sonra solar ve kırmızımtrak bir renk alarak ölür.
İyice yanmamış gübre, kireçli kum, milyonda 100 CaCO3 veya 125 bikarbonat ihtiva eden sulama suları hastalığın vukuuna ve ilerlemesine müsait şartları oluştururlar. Hastalıkla mücadele için ;
1- Ekim sonrası örtü malzemesi olarak organik maddece zengin gevşek yapıda materyal kullanılmalı. Bazik karakterdeki kumlar tercih edilmemelidir.
2- Fazla sulamadan kaçınılmalıdır. Kirli su ile sulama yapmaktan kaçınılmalıdır. Hastalık görüldüğünde sulama en düşük seviyeye indirilmeli, gerekirse kesilmelidir.
3- Fazla azotlu gübre ve normalden fazla gübre kullanılmamalıdır.
4- Kirli su ile sulama yapmaktan kaçınılmalıdır.
5- Tohumlar ekiminden önce  Thiram esaslı mantar ilaçları(Pomarsel Forte) ile ilaçlanmalıdr.
6- Mümkün olduğunca sterilize edilmiş yetiştirme materyali kullanılmalıdır.Ekimden önce  uygun fungusitlerle(Rizolex 50WP 2 kg/Da) ortam ilaçlanmalıdır.
7- Çimlenme başladığında 10 lt suya 40 cc oranında fungusit karıştırılarak oluşturulan karışım  5-7 gün arayla hafif sulamanın ardından verilmek suretiyle işlem 2 ay boyunca uygulanmalıdır. Fidan ikinci sürgüne geçince Damping-off hastalığı olmamaktadır.
8- Yüksek pH değeri düşürülmelidir.(ekim öncesi ortama sülfirik asit verilerek)
9- Tohum gereğinden fazla derine ekilmemelidir.
10- Tohum ekimleri mümkün olduğunca erken ilkbaharda yapılmalıdır.Bu mantarın optimum üremesi +25 derecede olmaktadır.
Çimlenme döneminde ve çimlenme sonrası aşırı yağışların olması açık alanda ekilmiş Mavi ladinlerde Damping-off hastalığını meydana getirir. Bu nedenle çimlenmeyi takiben günlük metereolojik veriler takip edilmeli, aşırı yağışlı günlerde fidanların üzeri havalanmayı sağlayacak yükseklikte naylon bir örtü ile örtülmelidir.

         2.1.6.2 DANABURNU: Toprak altında yaşayan Danaburnu bitkisel ve hayvansal gıdalarla beslenir.Danaburnu gözü kör bir hayvandır. Rastgele toprakta gece gezer. Rastladığı kökü keser. Gündüz görünmez gece yüzeye çıkar. Toprağın 1-2 m altına inebilir. Mayıs-Haziran aylarında görülür. Mücadele için ;
1-Ekim öncesi toprağa metrekareye 65 gr olacak şekilde Frodan çapalama suretiyle toprağa karıştırılır.
2- Ekim sonrası 10 kg kepeğe 400 gr Agrocid-7 karıştırılarak hazırlanan hamurun yağış veya sulamadan sonra akşama doğru yastıklarda izlerin olduğu yere atılması ile mücadele edilir. Ayrıca 10 kg. kepeğe Thiodan %35 W:150 gr, Dipterex sp %80:250 gr veya Drusban %25 W:400 gr ilaçlardan birisi karıştırılarak da kullanılabilir.

2.1.7- SÖKÜM
2 yıl ekim yastığında kalan Mavi Ladin fidanları ikinci yılın sonunda söküme hazır hale gelmiştir. Söküm el küreği yardımı ile yapılır. El küreği fidanın sırasının arkasına sonuna kadar toprağa bastırılır ve fidan demeti öne doğru itilir. Böylece fidan köklerinin topraktan ayrılması sağlanmış olur. Daha sonra fidan demetini her iki elimizle kök boğazından tutarak çeker ve toprağını silkeleriz Sökümde kılcal köklerin koparılmadan sökülmesi kadar fidan köklerinin rüzgardan ve güneşten korunması da önemlidir. Sökülen fidanlar vakit geçirilmeden hemen seleksiyonları yapılmalıdır. Seleksiyon için bekleyen fidan demetlerinin kökleri nemli yosun, ıslak kanaviçe, telis parçaları ile kapatılmalıdır. Fidanlar birer birer elden geçirilir azman, çatallı, hastalıklı , ince ve seyrek ibreli, ezilmiş fidanlar ayrılır. Kullanılmak üzere seçilmiş fidanlar söküm sırasında zedelenmemiş, iyi gelişmiş, kök sistemi sık ve emici kökler bakımından gövdeyi besleyecek durumda olmalıdır. Kullanılmak üzere seçilmiş fidanların kök budamaları yapılmalıdır. Bu işlemle lüzumundan fazla uzun ve uçları zedelenmiş olan kökler kök boğazından 10-15 cm den kesilerek uzaklaştırılır. Kök budaması yapılmış fidanlar balyalar halinde hazırlanır. Bu miktar fidanı alabilecek büyüklükte bir kanaviçe veya telis çuvalı parçası serilir. Çuvalın üzerine bir tabaka ıslak yosun veya testere talaşı yayılır. Bunun üstüne de kökleri ortaya gelmek ve hafifçe birbiri üzerine binmek üzere fidanlar konur. Bir kat bu malzemeden bir kat fidan demetlerinden olmak üzere istif yapılır. Kanaviçenin iki ucu bir araya getirilerek sıkıştırılır. Ambalaj malzemesi yüksek su tutma kapasitesine sahip olmalıdır. Çuval balya haline geldikten sonra etrafına 4 çıta konulur ve sıkıca bağlanır. Artık fidanımız satış yapıldığı yere gitmek üzere hazırdır.
2.2- KAPLI FİDAN ÜRETİMİ
2.2.1 -KABA EKİM:
Mavi Ladin çıplak köklü üretildiği gibi tüplü fidan olarak ta üretilebilir. Tüp malzemesi olarak polietilen torbalar veya 45 gözlü enso kaplar tercih edilmektedir. 10*25 cm ebatındaki polietilen torbaların alt kısımlarında toprağın dışarı dökülmesini engelleyecek ancak su  sızmasını sağlayacak delikler açılmalıdır. Tüp harcı olarak çıplak köklü fidan üretiminde kullanılan malzeme kullanılabilir.  Tüpler yukarıda bahsettiğimiz şekilde hazırlanan yetişme ortamları ile doldurulur. Yine bu yetişme ortamlarının mutlaka tahlilleri yapılmalıdır. Tohumlar kuşlara, hastalıklara karşı ilaçlanacaktır. Tüplere 3 adet tohum ekilecektir. Tohumların üzeri kapatma materyali ile kapatılacaktır. Ekim  ve kapatma işleminden sonra tüpler bolca sulanacaktır. Çıplak köklü ekimde bahsettiğimiz gibi bakım, sulama, gübreleme işlemleri aynı şekilde yapılacaktır.
2.2.2- KAPLARA REPİKAJ(ŞAŞIRTMA):
2.2.2.1- ÇIPLAK KÖKLÜ FİDANLARIN KAPLARA REPİKAJI:Fidan repikajında kullanılacak kabın alttan su drenajını sağlayacak sayıda ve büyüklükte uygun yerlere delik açılacaktır. Kabın içerisinde dikilecek fidanın kök boyuna uygun seviyeye kadar yetişme ortamı konulacak, fidan kabın tam ortasında ve dikine duracak şekilde tespit edilerek kabın geri kalan kısmı harç materyali ile doldurulacaktır. Doldurma esnasında materyal kök boyunun yarısına kadar doldurulduğunda muhtemel kök kıvrıklığını gidermek amacıyla kap kenarlarından tutularak iki defa hafif şiddette yere vurulacaktır. Oluşacak çökme takviye edilecektir. Yetişme ortamı doyma noktasına kadar sulanacak, sulama sonucunda oluşabilecek boşluklar yetişme ortamı materyali ile takviye edilecektir. Mavi Ladin fidanları 2+0 yaşlı çıplak köklü olarak 20*25,25*30 ebatındaki polietilen torbalara boylandırılmak üzere repikaj edilebilirler.

2.2.2.2- KAPTAN KABA REPİKAJ(BOYLU-FORMLU FİDAN ÜRETİMİ):
Günümüzde park ve bahçe tanzimi amacıyla piyasada artan boylu ve kaplı fidan talebinin karşılanması için tüplü-kaplı fidan çalışmaları günümüzde çok önem kazanmaktadır. Üreticilerimizin de önemle üzerinde durması gereken üretim şekli budur. Birçok belediye, kişi ve kuruluş her mevsim özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde bu çalışmalarını gerçekleştirmektedir. Bu dönemlerde sadece kaplı fidanların dikilebilmesinden dolayı bu tip fidanlara talep yoğunlaşmakta ve kaplı fidanların önemi her geçen gün artmaktadır. Mavi Ladin fidanı üretiminin de ekonomik olarak geri dönüşümü de bu çalışmalarla başlar. Yıl geçtikçe değerine değer katar. Kaplı fidan üretiminde çok değişik kaplar kullanılabilir. Kaplı  saksı, sepet, teneke, polietilen torbalar gibi.
Kaplı fidanların üretilmesi ve pazarlanması süresinde çıplak köklü fidana göre avantajları vardır.
Bunlar;

  1. Ekim yolu ile elde edilmiş fidanların bir kısmı bu işlem için kullanılabileceği için tekrar bir fidan satın alma maliyeti olmaz.
  2. Kaplı fidanın dağıtım mevsimi uzundur. Farklı mevsim özelliklerini taşıyan yerlere, farklı zaman dilimlerinde taşınması ve dikilmesi mümkündür.
  3. Kaplı olarak üretilen fidanlarla yılın her mevsiminde peyzaj amaçlı dikim yapılabilir.
  4. Kaplı fidanlar her mevsimde iyi bir şekilde sergilenip satışa sunulabilirler. 

Kaplı fidan üretiminde dikkat edilmesi gerekenler aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır.

  1. Kaplarda uzun süre kalmış fidanlarda, kap değiştirmede gecikildiği takdirde kabın şekline ve büyüklüğüne bağlı olarak çeşitli kök deformasyonları olabilir. Özellikle kök dönmeleri sonucunda kökler  kap ve saksı etrafında dairevi olarak dolanır. Kuş yuvası veya yumak kök oluşumu dediğimiz durumlarla karşılaşılabilir. Böyle fidanların dikildikleri yerde normal ve derin kök oluşturması çok zordur. Kuş yuvası veya yumak kök oluşumu kesildiğinde, kök gövde dengesi bozulacağından, dikimin başarı şansı azalır. Kaplı fidanlarda kök deformasyonu olmaması için, fidanlar kaplarda fazla bekletilmemeli ve zamanında daha büyük kaplara (35*35,40*40,45*45 polietilen büyük torbalar, teneke, saksı,sepet(28*30,5,28*36,5), çuval vb gibi.) alınarak değerlendirilmelidir.
  2. Kaplı fidanlar topraktan rutubet alamayarak tamamen yapay sulamaya bağlı kalır. Kök gelişiminin kabın büyüklüğüne ve şekline bağlı olarak sınırlanması, daha sık ve zorunlu kap değiştirme işlemlerini gerektirir.
  3. Kaplı fidanlarda sulama ve gübreleme ortamda zamanla tuz birikmesine sebep olabilir. Tuz birikiminin yıkanması ve uzaklaştırılması güç olup; fazla suyun iyi ve itinalı olarak drenejının sağlanması gerekmektedir.
  4. Estetik olmayan kaplar pazarlamada müşteri üzerinde cezp edici etki yapmaz. Bu nedenle görüntüsü çirkin ve fidanın çıkarılması pratik olmayan kaplar tercih edilmemelidir.

Kaplı fidan üretiminde dikkat edilmesi gereken hususlar ise;

  1. Yetişme ortamının su kaybının  daha kolay ve çabuk olması nedeniyle sulamada dikkatli davranılmalı, sürekli kontrol edilmelidir.(yağmurlama ve damlama )
  2. Kap ebatı ve şekli seçilirken kapta üretilecek  fidanın kapta kalma süresi dikkate alınmalıdır.
  3. Kap şeklinin fidanın büyümesi döneminde kök yapısı üzerinde olumsuz etki yapmayacak şekilde seçilmesi gerekir.
  4. Kaplı fidan üretiminde kullanılacak materyalin yani tüp harcının fidanın sağlıklı büyümesini sağlayacak özellikte olması gerekir.

Kaplara konulacak yetişme ortamı materyali köklenmeye büyük ölçüde etki edeceğinden; iyi ve kaliteli bir yetiştirme ortamı kaplı fidan kalitesini yükseltir.
Kaplı fidanda yetişme ortamının öncelikle bitkiyi dik tutacak yoğunlukta olması gerekir. Açık alanda yetişen fidanlarda kökler bu fonksiyonunu gerçekleştirebilecek miktarda toprakta yayılırlar, yani gerekli olan kök yayılışı için bir sınır yoktur. Kaplı fidanlarda ise bu alan kabın hacmi ile sınırlıdır. Bu nedenle yetişme ortamı fidanları taşıyabilecek yoğunluk ve ağırlıkta olmalıdır. Boylu fidanların taşıyıcı tel veya sırık gibi araçlarla takviye edilmesi halinde orta yoğunluktaki ortamlar kök gelişmesinin daha hızlı ve iyi olması nedeniyle tercih edilebilir.
Kaplı fidan üretiminde daha büyük olan kap yetişme ortamı ile doldurulacak, fidan kabından toprağı dağıtılmadan çıkarılacak, kök tuvaleti yapılacak yeni kaba repikajı yapılacaktır. Daha sonra bol suyla sulama yapılacaktır.  Kaplara repikaj edilmiş fidanlar açık alanda kapta veya kabı ile toprağa gömülmek sureti ile (toprakta kaplı repikaj) boylandırmaya bırakılır. Toprağa fidanlar çuvalla,polietilen büyük torbalarla, saksı veya sepet ile gömülebilir. Son zamanlarda boylu-kaplı fidan üretiminde sepet tercih edilmektedir. Toprağa dikilecek kaplı fidanlara verilecek aralık-mesafe fidanın boy-yaş durumuna ve söküleceği yaşa göre üretici tarafından ayarlanmalıdır. Fidanın rahatça gelişebilmesi için 0,80x1,20 m veya 1,0x1,20 m gibi aralıklarla dikilmesi uygun olur.
Mavi Ladin için optimal yetişme ortamlarında bolu-kaplı fidan üretimini  3 kademeye ayırabiliriz.
1- Çıplak köklü fidanların 2+1,2+2 yaşlı küçük torbalarda (20*25,25*30)  üretimi
2+1 yaşlı fidanın boyu 15-30 cm, 2+2 yaşlı fidanın boyu 25-40 cm olabilmektedir.
2- 2. kademede yetiştirilen fidanların biraz daha boylandırılması için işlemdir.2+3,2+4 yaşlı 30*35,35*40) büyük torbalarda üretimi
2+3 yaşlı fidanın boyu 40-60 cm,2+4 yaşlı fidanın boyu 60-90 cm olabilmektedir.
3- 2,3 kademede yetiştirilen fidanların daha da  boylandırılması için 40*45,45*50 polietilen torba, çuval, sepet gibi kaplara alınmasıdır. Ortalama 2+5 yaşlı fidanın 100-120 cm, 2+6 yaşlı fidanın 125-160 cm,2+7 yaşlı fidanın 160-200 cm, 2+8 yaşlı fidanın 190-230 cm arasında boylar sahip olabilmektedir. Yaklaşık 10 yılda kap değişimi ile ortalama 2 metre boya ulaşabilir. Uygulama herhangi bir kademede kesilebilir. Kademe 2 yıldan fazla olmamalıdır.
2.2.3- AŞILI MAVİ LADİN FİDANI ÜRETİMİ:
Aşı kıymetli,yüksek vasıflı türler elde etmek amacıyla yapılmaktadır. Mavi Ladin üretiminde esas olan üretim aşı ile üretimdir. Ancak bu konuda alt yapı ve bilgi düzeyi yetersiz kaldığından tohumla üretim tercih edilmelidir. Aşı çalışmaları Mavi Ladinlerde istenilen mavi renge sahip bireyler elde etmek için tercih edilir. Özellikle son yıllarda “Hoopsii” aşılı Mavi Ladinler çok önem kazanmıştır. Çoğunlukla yurtdışından ithal edilen bu tür fidanların kendi üreticimiz tarafından üretilip yurtiçi piyasamıza sunulması hem üretici hem de milli ekonomi için faydalıdır. Aşılı (Hoopsi) 100-130 cm boyundaki bir Mavi Ladin fidanı piyasada 300 TL satılmaktadır. Çıplak köklü fidan üretimi (piyasada 2+0 yaşlı çıplak köklü Mavi ladin 0,5-1 TL)yerine üreticimizi aşılı boylu-formlu Mavi Ladin üreticisi yapmaya dolayısıyla ekonomik açıdan daha fazla kazanç elde etmeye, milli servetimizin yurtdışı yerine yurt içinde kalmasını sağlamak için  aşılı formlu Mavi ladin üretimine ağırlık verilmelidir.
Aşı ile üretimde dikkat edilmesi gereke hususlar sırasıyla;

  1. Aşılanacak altlık fidanlar genç,sağlıklı ve aşı kalemine uygun türde olmalıdır.
  2. Altlık fidanların kap çapı 10 cm, yüksekliği 20-30 cm olmalıdır. Yaşları 2+1,2+2 ve 2+3 yaşlı kaplı tohumdan yetişmiş Mavi Ladinlere aşı yapmak başarı oranını yükseltecektir.
  3. Aşılar, altlık fidanın son yıl sürgününe yapıldığından, seçilen fidanlarda son yıl sürgünü kalınlığı, alınacak aşı kalemi kalınlığına uygun olmalıdır.
  4. Aşı kalemi alma işlemi sürgünlerin hemen uyanmasından hemen önce gerçekleştirilmelidir. Aşı kalemi alınacak ağacın tepe sürgününün altından başlanarak aşıya elverişli olan uç sürgünleri ile yıllık büyüme boğumundan çıkan son yılın yan sürgünlerinden iyileri tek tek kesilerek alınmalıdır. Aşı kalemi olarak daldan kesilecek sürgün ucu sadece aşı kalemi olarak kullanılacak boyda yani 10-12 cm olmalıdır.
  5.  Aşı kalemleri rüzgarsız ve yağışsız bir havada alınmalıdır. Aşı kalemlerinin saklanacağı dolapların iç sıcaklığı +3 ve +4 dereceye ayarlanmalıdır.
  6. Aşılama öncesi aşı merkezi sera ısısı +20-25 dereceye yükseltilerek altlık fidanların 15-20 günde uyanması sağlanır.
  7. Aşı çalışmasında altlık sürgünlerinin 1-2 cm uzadığında kullanılması uygundur.
  8.  Henüz latent halindeki aşı kalemleri 5-6 cm boyunda kesilerek uç tomurcuk çevresinde yaklaşık 4-8 çift iğne yaprak kalacak şekilde diğer yapraklar uzaklaştırılmalıdır. Kalemler ibrelerin 7-8 mm altında keskin bir acı bıçağı ile bir seferde düşey olarak kesilmelidir.
  9. Aşı bıçakları birkaç aşıda alkollü pamuk ile silinerek reçine vb gibi kirler temizlenmeli ve kesme sırasında düzün yüzeyin elde edilmesi bakımından, bıçakların sık sık bilenmesine özen gösterilmelidir.  
  10. Aşı kalemi ile altlığın son yılı sürgüne ait kambiyumlarının sıkı bir şekilde birbirleri ile çakışması sağlanmalıdır. Altlık fidan ile aşı kaleminin kalınlığının aynı olmasına dikkat edilmelidir. Kambiyum bölgelerinin yalnız küçük bir kısmının çalışarak kaynaşması durumunda aşı tutmuş gibi görünebilir, fakat kalem sürdükten sonra gelişen sürgüne gerekli besin ve su ihtiyacının sağlanamaması , bir süre sonra aşılı fidan ölümlerine neden olabilir.

 

  1. Mavi Ladinde basit ve başarılı kalem aşısı yöntemlerinden olan yanaştırma,bindirme ve yarma aşısı yapılır. Bindirme aşısında altlık ve kalemde birbirine denk uzunluk ve şekilde bir kesit oluşturulur. Her iki kesim yüzeyi birbirine intibak edecek şekilde kalem altlığın üzerine oturtulur. Yarma aşı genelikle tepe seviyesinde yapılır. Altlıkta kalem kalınlığına denk yükseklikte tepe sürgünü kesilerek atılır. Bu kısımda ibreler temizlenir. Bundan sonra kesitin ortasında kalemi oturtacak şekilde ve uzunlukta tepe sürgünü boyunca uygun derinlikte bir yarık oluşturulur. Diğer taraftan aynı kalınlıkta kalemde kama şeklinde iki yüzü kesilerek hazırlanır. Ancak kalem dik bir açıyla kesilirse altlık yarığına iyi temas etmez. Bu durumda başarı şansı azalır.  Altlıkta açılan yarığa kalem kama şeklinde oturtularak aşı tamamlanır. Yanaştırma aşı yönteminin uygulanmasında anacın alt gövde kısmından varsa iğne yapraklar uzaklaştırılarak temiz bir gövde ortaya çıkarılır ve anaç gövdesi üzerine mümkün olduğu kadar altta, kabuk dar ve mümkün olduğu kadar kalem uzunluğuna yakın uzunlukta bir şerit halinde kesilerek uzaklaştırılır ve altta kabukta bir dil bırakılır. Kalemde de benzer bir düşey kesit oluşturulup, kalemin arka tarafında da anaçtaki dilcik kısmına girecek şekilde ikinci fakat kısa bir kesim yapılır. Kalemin kesilen yüzeyi anaçta kesilen yüzeyin üstüne ve kambiyumları iki taraflı üst üste gelecek şekilde oturtulur. Eğer kalem anaçtaki kesit yüzeyinden dar ise bu takdirde hiç olmazsa bir tarafın kambium intibaklarının tam olmasına itina edilir. Sonra aşı yeri rafya veya lastik bir şeritle bağlanıp macunlanır.Yara kaynadıktan sonra anaç dalları yavaş yavaş alınarak mevsim sonunda yalnız kalemden gelişen sürgünler geride kalmış olur. Bu işte gecikme, kalemin gelişmesini zayıflatır, hatta kalemi öldürür. Anaç dallarının süratle alınması ise, bitkinin besin maddesi sirkilasyon dengesini bozar. Aşıya başlarken altlık fidanlarda büyümenin başlamış, aşı kalemlerinde henüz büyümenin olmaması gerekir.Aşıya, altlık fidanlarında tomurcukların faaliyete geçmesinden sonra başladığından gelişmenin duraklamaması ve büyüme tabakalarının kaynaşmasının hız kazanması için fidan toprağı aşı sırasında bol rutubetli olmalıdır.

 

2.2.3.1- AŞILI FİDANLARIN KORUNMASI
1- Aşılı fidanların bulunduğu sera ortamının en soğuk saatlerde bile +10 derecenin altına düşmeyecek şekilde sıcak tutulması gerekir.
2- Aşıyı izleyen günlerde aşı kalemlerinin su kaybının en aza indirilmesi için sera içindeki nispi nem oranı %70-80 lerin altına düşmemesi gerekir.
3- Aşırı sıcaklık ve nemin bir araya gelmesi fidan yapraklarının ve mantar hastalıklarına neden olabilir. Mantara karşı mantar ilacı kullanılmalıdır.
4- Güneşli günlerde her gün, kapalı günlerde gün aşırı sera ortamının havalandırılması gerekir. Havalandırma günü en sıcak saatinde ve fidanlara uzak yerden yapılmalıdır.Yüksek nem ortamında mantar hastalıklarının önlenebilmesi için en etkili yol fungusit kullanımıdır.
5- Güneşli günlerde sera ortamının sıcaklığı hava sıcaklığının üzerine çıkabilir. Bu durumda sera çatısına kireç sürülmesi, seranın dışarıdan sulanması ve sera içine gölgeleme materyali çekilmesi gerekir.
6- Aşının daha iyi beslenebilmesi için altlık üzerindeki sürgünler kademeli olarak azaltılmalıdır. İyi gelişmiş aşılı fidanlarda, Eylül sonunda gövdedeki dallar tamamen kesilmiş olmalıdır.
7- Aşı yerinin alt ve üst tarafında şişkinlikler meydana gelmişse aşı bağı çözülmelidir. Aşı bağı ancak bir yıl bekletilebilir. Aşı bağları kesilirken aşı yerinin zedelenmemesine dikkat edilir.
8-Tutmuş ve yaşama güvencesine erişmiş fidanlar yöredeki iklim koşullarına göre değişmekle birlikte fidanlar Haziran ayı başından itibaren dışarı alınabilirler. Fidanlar Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ki sıcaklardan korunmak üzere %50 oranında gölgeme materyali ile gölgelenmelidir.

3- MAVİ LADİNİN EKONOMİK DEĞERİ

1 Da. araziye kaplı repikajı yapılmış aşılı Mavi ladinin maliyeti ve ekonomik getirisi aşağıya çıkar